Skip to content Skip to footer

Gözlemevini Ziyaret

Astronomi ve geometri aletleri sayısızdı; özellikle çelik ayaklar üzerine oturtulmuş öyle büyük küreler vardı ki, her birinin içine üç kişi rahatlıkla sığabilirdi. Ayrıca yıldızlarla ilgili daha önce hiç görülmemiş öyle cihazlar inceledik ki, gökyüzü ilminden biraz anlayan birisi bu aletler sayesinde kısa sürede uzmanlaşabilir… Biz de bu dürbünle aya baktık. Ay, görüş alanımıza sığmayacak kadar büyük görünüyordu. Yüzeyi adeta ortadan kesilmiş, sünger dokulu bir ekmek somununa benziyordu. Ay üzerindeki çukurlar ve tümsekler gölge yaptığı için buralar mavi renkte seçiliyor, zemini ise beyaz ve berrak bir şekilde seçiliyordu.

L’Observatoire : Çelebi Mehmed observe le ciel à l’Observatoire de Paris à l’aide de télescopes gigantesques et il compare la structure cratérisée de la Lune à « un pain à la texture spongieuse », expression qu’il consigne avec étonnement dans son carnet. Les miroirs ardents capables de faire fondre les métaux grâce à l’énergie solaire, ainsi que les instruments d’astronomie complexes, comptent parmi les éléments techniques qui suscitent la curiosité de l’ambassadeur.

The Observatory: at the Paris Observatory, Çelebi Mehmed studied the sky through huge telescopes and recorded with astonishment that the Moon’s cratered surface resembled « a sponge-textured loaf of bread ». The blazing mirrors that could melt metals with solar energy and the complex astronomical instruments were the most significant elements that sparked the ambassador’s technical curiosity.